Untitled Document
» Ana Sayfa
» Cilt Bozukluklari
» Selim Cilt Tümörleri
» Cilt Kanserleri
» Deri Enfeksiyonlari
» Saç ve Tirnaklar
   
   
   
Cilt Hastalıkları, Belirtileri ve Uygulanabilecek
Tedavi Yöntemleri

UYARI: www.ciltsagligi.net web sitesinde yer alan cilt hastalıkları, belirtileri ve tedavi yöntemleri ile ilgili bilgiler, güvenilirliğine inanılan kaynaklardan elde edilerek derlenmiştir.Bu sitede yer alan bilgiler kişileri sadece bilgilendirmeye yönelik olup, hiç bir şekilde kişinin doktorundan bağımsız teşhis ve tedaviye yönlendirilmesi anlamına gelmemektedir. Ayrıca bu sitede yer alan bilgilerin uygulanması sonucunda ortaya çıkabilecek dolaylı ve/veya dolaysız sorunlardan www.ciltsagligi.net sorumlu olmayacaktır.

 
Sağlıklı Saç,Deri ve Tırnaklar

Deri eşsiz ve son derece ilginç bir organdır. Bir yetişkinin bedenini kaplayan deri ortalama olarak 3 m2'den biraz fazladır ve ağırlığı tüm vücut ağırlığının % 15'i kadardır. 1 cm2 deride milyonlarca hücre, sıcak, soğuk ve ağrıyı ayırt etmek için de binlerce sinir ucu vardır. Ayrıca yağ bezleri, kıl dibi kesecikleri ve ter bezleri de derinin parçasıdır. Bu karmaşık yapıyı besleyen milyonlarca kan damarı da inanılmaz bir şebeke halinde deriye yayılmıştır.

Deri organları korur ve aynı zamanda da ısı düzenleyicisi gibi hareket eder. Derideki kılcal damarlar vücut ısısına göre büzülüp gevşerler. Sıcakta terlersiniz ve bedeninizdeki terin buharlaşması vücut ısısını düşürür. Üşüdüğünüz zaman damarlar büzülür ve deri soğuk ve renksiz bir hal alır. Bu büzülmeyle vücuttaki kan dolaşımı yavaşlar, ısı kaybı azalır ve bedenin önemli bölümleri için ısı tasarrufu yapılmış olur. Ter bezleri de üre türü artık maddeleri atmakta yardımcı olur, ama böbreklere kıyasla çok az üre atabilmektedirler.

Cildinizin yapısı, ısısı, rengi ve berraklığı sağlığınızla ilgili genel bir bilgi verir. Duyu sinirleri beyne tehlike sinyalleri yollar. Derideki bir grup sinir, endokrin (hormon) sistemi harekete geçirerek cinsel heyecan duyulmasını sağlarlar.

Ortalama deri kalınlığı 2.5 mm. kadar olmakla beraber yer yer çok ince (örneğin göz kapakları) yer yer de el ayaları ve ayak tabanlarında, topuklarda olduğu gibi oldukça kalındır. Deri üç tabakadan oluşun epidermis, dermis ve deri altı dokusu.

Epidermis en üst tabakadır yani gözle gördüğümüz ve deri adını verdiğimiz kısımdır. Epidermisin en üstünde ölü deri hücreleri vardır. Pul pul gibi görünen (squamous) hücreler derinin dış yüzünün hemen altına rastlarlar. Bazı hücreler epidermisin en alt katını meydana getirirler.

Epidermiste üretilen deri hücrelerinin en üste çıkması 1 ay sürer. Hücreler besin kaynağından uzaklaştıkça daha ufak ve yassı bir hale dönüşür ve cansız bir protein olan keratine dönüşürler. En üste çıktıklarında bir süre koruyucu bir örtü gibi kalırlar sonra da sürtünme ve yıkanma sonucu uçup giderler. Demek ki deri sürekli yenilenen çok dinamik bir organımızdır.

Deriyi oluşturan hücreler epidermisin % 95'ini teşkil eder. Kalan hücreler siyah bir pigment üretirler. Bu pigment melanin diye adlandırılır. Melanin deriye rengini verir ve deriyi ultraviyole ışınlarından korur.

Farklı ırklardan olsalar bile tüm insanlarda aynı sayıda pigment hücreleri (melanocytes) bulunur. Fakat melanin granüllerinin bu hücrelerde oluşum hızları ve epidermisteki yoğunlukları derinin rengindeki değişikliklere neden olan en önemli faktör ve kalıtımsal özelliklerdir.

Epidermisin altındaki dermis tabakası derinin % 90'ını oluşturur. Bu tabakada güçlü, beyaz lifler (collagen) ve içinde damarların, kas hücrelerinin, sinir liflerinin, lenf kanallarının, kıl folüküllerinin ve bezlerin bulunduğu sarı, elastik lifler (elastin) bulunur. Dermis deriye elastikliğini ve kuvvetini verir. Yaşlandıkça dermis tabakası incelir ve deri gittikçe şeffaflaşır. Bu yaşlılardaki derinin üzerinde belirgin şekilde görünen damarların nedenidir.

Dermis tabakasının altında çoğunluğu yağdan oluşan ve kan damarlarının ve sinirlerin bulunduğu deri altı tabakası vardır. Yağların oluşturulmasında önemli olan bu tabaka vücutta dağınık biçimde görülür. Yağ ve ter bezlerinin kökleri yaşlandıkça incelen ve yok olan bu tabakadır. Yağ bezleri (sebaceous bezler) derinin her yerinde dağılmıştır, ama en yoğun olarak kafa derisinde, yüzde, göğüs ortalarında ve jenital organlarda görülür. Kılların dibindeki foliküller yapışıktırlar. Salgıladıkları yağlı madde (sebum) foliküllerden deri yüzeyine çıkarlar. Yağlı sebum, yağ asitleri, kolesterol, hidrokarbonlar, satüre olmamış alkoller ve balmumumsu maddelerden oluşur. Deriyi nemli tutar ve korur.

İki tür ter bezi vardır. Eccrine adı verilen bezler bedeninizin her yerine dağılmıştır, ama avuç içi, taban, alın ve koltuk altlarında en yoğun biçimde bulunur. Apocrine bezleri özellikle ter üreten bezlerdir ve duygulanma veya stres altında ter salgılarlar. Kulaklarda kulak kirini yapar, başka yerlerde vücudun kokusunu üretir. En çok koltuk altlarında göğüs ucu çevresinde ve jenital organlarda görülür.

İnsan kıllı bir canlıdır. Sadece dudaklar, avuç içleri ve tabanlar gerçekten kılsızdırlar. Kafatası kılları, yani saçlar, deri gibi kafatasınızı güneş çarpmasından ve darbelerden korur. Yaşınızın ve bir dereceye kadar genel sağlık durumunuzun da bir göstergesidir.

Her kıl kökü deri altındaki dokuda bulunan canlı foliküllerden çıkar. Bitişiğindeki yağ bezlerinden çıkan yağ parlaklık ve kıla su geçirmezlik de sağlar. Kıl folikülleri kılcal damarların taşıdığı mineral, protein, vitamin, yağ ve karbonhidratlarla beslenir. Kıllar da deride olduğu gibi ölü protein yani keratin hücreleriyle kaplıdır. Kıllarda melanin denen bir madde de vardır. Pigment hücrelerinin cilde renk vermesi gibi, melanin granüllerinin sayısı da saç rengini tayin eder.

Tırnaklar da epidermisden üreyen uzantılardır ve keratin adlı proteinden oluşurlar. Her tırnak bir tırnak kökünden uzar. Bu kök derideki bir çukurdan başlar. El tırnakları ayda 3-4 mm. uzar. Bu ayak tırnaklarına göre 2-3 kat daha hızlıdır. Yaşlılıkta uzama hızı azalır.

Tırnakların renk ve görüntüsündeki ani değişiklikler hastalıkların habercisi olabilir.Besin eksikliği sonucu, kemoterapi sırasında veya bir yaralanma sonrasında kıl ve tırnak oluşumu bozulur. Kılların yapısı değişir, incelir ve kırılır.

Aynı şekilde tırnaklarda da yer yer incelmeler görülür. Bu incelme bölgelerinin genişliği, kemoterapinin veya diğer beslenme bozukluklarının süresine bağlı olarak değişir. Genel kanının aksine tırnak yapısıyla kemik yapısının bağlantısı yoktur ve kalsiyum almakla kırılgan tırnaklar güçlenmez.

Sivilce, saç dökülmesi, mantar hastalığı, tırnaklarda enfeksiyonlar ve diğer deri hastalıklarını en iyi tedavi edecek kişi dermatolog yani deri hastalıkları uzmanıdır.

» Doğru Cilt Bakımı
» Cilt Tipiniz Nedir ?
Untitled Document
Copyrights 2008, CiltSagligi.Net
Iletisim : contact@ciltsagligi.net